Recep Tayyip Erdoğan’dan kabine sonrası ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Rüşdünü, gücünü ve yetkinliğini tartışmasız şekilde tekrar ispat eden Türk demokrasisi bu seçim sürecinin en büyük galibidir. Türkiye, tüm menfi kampanyalara rağmen bir seçimi daha alnının akıyla, dünyaya örnek olacak bir olgunlukla gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

14-28 Mayıs seçimleri ile parlamenter sisteme geri dönüş tartışmaları bir daha açılmamak üzere yine milletimiz tarafından kapatılmıştır. Siyaset kurumunun eskiye dönüş tartışmaları yerine mevcut sistemin daha iyileştirilmesine mesai harcamasının Türkiye için daha faydalı olacağına inanıyorum.

Ekonomi, güvenlik, deprem, hak ve özgürlükler ile terörle mücadele başta olmak üzere acil sorunlarımıza odaklanmış bulunuyoruz. Kendimiz bedel ödesek dahi ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere bedel ödetecek her türlü popülist adımdan uzak durduk, duracağız.

Bu konudaki tavrımız, palyatif tedbirlerle günü kurtarmak yerine, enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlamaktır. Yeni dönemde Orta Vadeli Programı güçlendirecek adımlar atacağız. Ekonomi ekibimiz bununla ilgili hazırlıkları yaptı. Çok yakında kamuoyuyla paylaşacağız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

DEVLETİN KASASINDAN TEK KURUŞ ÇIKMADI

İdari izinle birlikte 9 güne çıkardığımız bayram tatili boyunca Türkiye genelinde ciddi bir insan ve araç trafiği yaşandı. Gerek yollarımızın kalitesi gerekse tedbirler sayesinde yoğun süreci geçmiş yıllara göre az bir kayıpla atlattık. Muhalefetten gelen eleştirilere rağmen köprü ve otoyollarımızın trafiği ne kadar rahatlattığını bir kez daha görmüş olduk.

Kamu özel işbirliğiyle devletin kasasından tek kuruş çıkmadan hayata geçirdiğimiz projelerimizin milletimizin hayatını kolaylaştırmasının yanında ülke ekonomisine katkıdan dolayı memnuniyet duyuyoruz

KAZANAN SANDIK

Bir süredir istisnasız her seçim öncesinde tedavüle konulan son seçim propagandasının tamamen safsatadan ibaret olduğu anlaşılmıştır. Türkiye bir seçimi daha dünyaya örnek olacak olgunlukla gerçekleştirmiştir.

31 Mart seçimlerinin ilk kazananı sandıktır. Sandığın namusu ve itibarıdır. Rüştünü, gücünü ve yetkinliğini tartışmasız bir şekilde tekrar ispat eden Türk d emokrasisi bu seçim sürecinin en büyük galibidir. Ülkemiz, milletimiz ve gelecek kuşaklar adına kıymetli bir kazanım olarak görüyorum. Muhalefetin de gerekli dersi çıkaracağını, bir daha temelsiz, basit ve zarar veren argümanların arkasına sığınmayacağını ümit ediyorum.

PARLAMENTEL SİSTEM TARTIŞMASI BİTTİ

Son 21 yıldır olduğu gibi gelecekte de demokrasimizin standartlarını yükseltmeye devam edeceğiz. Bu irademizin en net tezahürü, bugün 7. yılını idrak ettiğimiz 16 Nisan halk oylamasıdır. Türkiye 200 yıllık bir tartışmaya nihai noktayı koymuş, yönetim modeli tercihi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden yana olmuştur.

14-28 Mayıs seçimleriyle parlamenter sistemine geri dönüş tartışmaları bir daha açılmamak üzere milletimiz tarafından kapatılmıştır. Siyaset kurumunun eskiye dönüş tartışmalarıyla vakit kaybetmek yerine mevcut sistemin daha da iyileştirmesine mesai harcamasına çok daha faydalı olacağına inanıyorum.

Ülkemizin son 10 ayına damga vuran seçim gündeminin geride kalmasıyla tüm özellikle söylüyorum seçim tarihi boyunca gidiş gelişler artık asıl meselelere son verilme dönemidir. Ekonomi, güvenlik, deprem, hak ve özgürlükler ile terörle mücadele başta olmak üzere acil sorunlarımıza odaklanmış bulunuyoruz.

DÜNYANIN EN BÜYÜK EKONOMİLERİNDENİZ

Covid-19 salgınıyla başlayan ve gelişmelerle derinleşen küresel ekonomik kriz enflasyon boyutuyla halen devam ediyor. Gelişmiş ekonomiler dahil hemen herkes ciddi sıkıntılar yaşıyor. Türkiye olarak yakın çevremizdeki gerilim ve çatışmaların etkisiyle bu olumsuzlukların yansımasını maalesef biz de hissediyoruz.

Bir taraftan bölgesel krizleri yönetirken diğer taraftan ekonomideki yol haritamıza sıkı sıkıya bağlı kalıyorzu. Orta vadeli programın müsbet sonuçlarını görmeye başladık. 2023 yılını yüzde 4,5’luk büyüme oranı ile kapattık. Milli gelirde 1,1 trilyon doları, kişi başına düşen gelirde ise 13 bin doları aşmış olduk. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 11. ekonomisiyiz.

2024’ün ilk çeyreğinde net ihracatın ekonomimize önemli katkı sağladığını ortaya koyuyor. İhracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3.6 oranında artış gösterdi. Mart ihracatı ise 22 milyar 578 milyon doları buldu.

Bu rakamla en yüksek 3. Mart ayın ihracat değerine ulaştık. İthalatta aylık azalış trendi devam ediyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı 1,3 puan artışla yüzde 75’i yakaladı. İhracatın da pozitif etkisiyle büyüme oranımızın yıl sonunda yüzde 4’e yaklaşacağına inanıyoruz.

Özellikle istihdam piyasamız güçlü bir ivme gösteriyor. Şubat ayı rakamlarına göre istihdam yıllık bazda 1 milyon 156 bin artışla 32.4 milyona ulaştı. İşsizlik oranı yüzde 8,7 olarak gerçekleşti.

Bizim de temel sorunumuz hayat pahalılığı ile katmerleşen enflasyon baskısı. Emeklilerimiz başta olmak üzere enflasyonun ücretli kesimlerde yol açtığı sıkıntıları biliyoruz. Kendimiz bedel ödesek dahi ülkemize, milletimize, gelecek nesillere bedel ödetecek her türlü popülist adımdan uzak durduk duracağız.

YILLIK ENFLASYON DÜŞÜŞE GEÇECEK

Yıllık enflasyonun düşüşe geçmesini bekliyoruz. Cari açıkta daralma başladı. Ocak ayında 15 milyar dolar azalarak 37,5 milyar dolara geriledi. Altın ve enerji hariç tutulduğunda cari fazla gerçekleşti. Gabar petrolü, Karadeniz doğalgazı keşiflerimizle bu sektörde ilk defa özgüven kazandık.

Van ve Hakkari’deki yeni kuyularımızda yapacağımız keşiflerle üretim rakamlarını çok daha yukarılara taşıyacağız. Orta vadeli programımızı güçlendirecek adımlar atacağız. İnşallah çok yakında yeni programı kamuoyuyla paylaşacağız.

Kamuda tasarrufları artırmak, yatırımları önceliklendirmek, yapısal reformlara hız kazandırmaktır. Büyüme potansiyeli güçlendirmemizin yolu verimliliği ve rekabeti artırmaktan, yüksek katma değere odaklanmaktan geçiyor.

DÜNYADAKİ İLK 3 ÜLKE ARASINDAYIZ

Ücretini peşin ödediğimiz silahlar bile t eslim edilmedi. Suriye’ye yönelik harekatlarımızda müttefiklerimizin ambargosuna maruz kaldık.

Şayet biz kendi göbeğimizi kendimiz kesme iradesini göstermeseydik, bugün aynı sorunları halen yaşıyor olruduk. 850’yi aşkın savunma sanayi projesiyle bu alanda kendi kendine yeten ülke konumuna ulaştık. TB2, Akıncı, Anka, Aksungur’la dünyada ilk üç ülke arasındayız.

Yakın çevremizdeki savaşların vazgeçilmez unsuru olan kamikaze İHA’lar da savunma sanayi şirketlerimiz tarafından üretiliyor. İhracat ettiğimiz ülke sayısı 185’e çıktı. İhracat edilen ürün çeşidi ise 230’u buldu

2012’den bugüne kadar 50 ülke ile 770 adet İHA için sözleşme imzaladık. 2023 yılı İHA ihracatımızın tutarı 1,8 milyar dolara ulaştı. Bir dönem tabanca dahi verilmeyen ülkemiz 110’dan fazla yüksek kaliteli hafif silah ve t abanca ihracat ediyor. 5. nesil savaş uçağımız Kaan ilk uçuşunu başarıyla gerçekleşti.

Türkiye’nin gurur kaynağı olan savunma şirketlerinin ahlaksızca hedef alınmasının gerisinde işte bu eşsiz başarı hikayesi vardır. Zihni sömürge haline getirilmiş 5. kol elemanları diyet borcunu ödemeye çalışıyor.

Maalesef ülkemizde muhalefet aktörleri de bunlara destek veriyor. Bu hayasız akınlar karşısında asla geri adım atmayacağız. Terör örgütlerine nefes aldırmayan, güvenlik güçlerimizin eli, kolu, gözü olan Türkiye’nin nüfuz alanını artıran, her alanda iftihar vesilemiz olan şirketlerimizin yanında olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir